|
Bu içerik 5846 Fikir ve Sanat Eserleri Koruma Kanunu'nca korunmakta olup, yayımlanma tarihi ve hazırlanma şifresi belgelenmiştir. Yazılı izin alınmadan yayımlanması, kopyalanması ve alıntı yapılması yasaktır.
İçerik hırsızlığı tespit edildiği takdirde ilgili site ve site sahibi hakkında Başsavcılığa yazılı bildirim yapılarak gerekli makamlardan IP, erişim ve kişi bilgileri istenecek ve hukuki süreç başlatılacaktır. Ayrıca Google'a içerik hırsızlığı rapor edilerek ilgili sitenin sandbox adlı verilen filtrelemeye tabi tutulması ve Google içeriğinden silinmesi talep edilecektir. Makale ID : 33 Hazırlayan : Cenk Oltan Yayımlanma Tarihi : 24/10/2009 Yngwie Malmsteen ve Soilwork gibi usta isimleri cikaran Isvec ten ;melodik death metal e yeni bir soluk getiren Scar Symetry nin gitaristi: Per Nilsson tarzinda ustun teknik ve armonik zenginlik tasiyan fikirlerin muthis kombinasyonunu barindiriyor.
Scar Symmetry'nin "Dark Matter Dimension" albmünün çıkmasından (2 Ekim) önce kendisiyle bir röportaj yapma fıratı buldum. Daha fazla bilgi için MySpace sayfasını ziyaret edebilirsiniz: Cenk Oltan: Scar Symmetry'nin şu anki planları nelerdir? Bu zaman diliminde Scar Symmetry senin müzikle öncelikli bağlantın mı? Per Nilsson: 4. Albümümüz "Dark Matter Dimensions" ı Ekim'de yayınlıyoruz, yeni vokalistlerimiz Robert Karlsson ve Lars Palmqvist ile ilk albümümüz olacak. 2004'te kurulduğundan beri Scar Syymetry benim ana grubum diyebiliriz. Aynı zamanda progresif rock grubu Kaipa'nın da üyesiyim ama o yalnızca bir studyo projesi. Zaman elverirse solo bir proje yapmayı düşünüyordum, hala da yapabilirim, birlikte göreceğiz. C.O.: Seni 7 telli gitar çalmaya iten şey nedir? Ibanez RG 1527 ve eski bir Universe çaldığını gördüm. Bunlar asıl gitarların mı? Genel olarak ekipmanından bahsedebilir misin? P.N.:Steve Vai'nin "Passion anda Warfare" albümünü 1990'da almıştım, kapağında 7 telli bir Universe ile poz veriyordu. O albüm benim gitar çalmaya bakış açımı değiştirdi ve favori albümlerimden biri oldu. Bir kaç sene sonra bir müzik dükkanında eski bir 7 telli Universe gördüm ve anında gitara tutuldum..Onu satın aldım ve hala da kullanıyorum. Aynı zamanda bir RG1527 ve 7 telli Xiphos da kullanıyorum. kisacasi bu günlerde Ibanez tercih ediyorum, başka hiç bir gitar almıyorum ya da kullanmıyorum. Albümdeki bir parça için kullandığım 8 telli bir RG var ve Kaipa ile de 6 telli bir JEM çalıyorum. Gitarlarda halihazırda bulunan manyetikleri kullanıyorum, tel olarak .009-.054 kalinlikta en ucuz marka neyse, ve küçük Jazz III pena kullanıyorum, sanırım Dunlop'un ama emin değilim. C.O.:Ne tür amfi ve efektler kullanıyorsun? Son albümünde kullandığın amfi hangisi? Bir kaç şarkıyı dinledim, ton ve mixler gerçekten grubun tarzını tamamlıyor. Yapımın geneliyle ne kadar içiçesin? P.N.: Etrafta hangi amfiyi bulursam onu kullanıyorum, turnedeyken ya da festivallerdeyken kiralanan ekipman neyse onu kullanıyoruz, yani ne olursa kullanmaya alıştım. Yeni albümde ritimler için modifiye edilmiş bir Marshall jcm900 ve sololar için de Roctron Egnater kullandık, her ikisi de MArshall 4X12 kabin ile. Ritim gitarlar için boost olarak TC Electronic preamp ve lead gitarlar için tube screamer kullandık. Ev stüdyomda etkileyicilikleri oranında bir çok bilgisayar amfisi kullanıyorum. Son albümdeki gitar tonlarının şimdiye kadar elde ettiklerimizin en iyisi olduğunu düşünüyorum. Jonas ile birlikte hazırladık. Ama sanırım benim katkım daha çok parçaların oluşturulmasında ve aranjmanında oldu. Ritim gitarlar için stüdyodaki her türlü amfiyi kullandık, örneğin Engl Fireball, Krank, bir kaç Marshall, ama sonunda modifiye edilmiş jcm900'de karar kıldık. Baslar bir Ebs amfi ile kaydedildi, ama bassları ritm gitar için olan setup üzerinden tekrar kaydettik ama 2X15 bass cabiniyle tabii ki, ve ikisini harmanladık. C.O.:Çalış tarzında çokça ,tension akorlar, akor değişimleri ve ilginç armoniler duyuyorum. Resmi olarak müzik eğitimi aldın mı? Kendi tarzını geliştirmende sana ne yardımcı oldu? Tarzında bazı etkileşimler seziyorum : Holdsworth'ün ve biraz da Jazz müziğinin etkisi var sanki...
P.N.:Müzik okuluna küçükken gittim ve temelimi orada aldım, ama sanırım bildiğim her şeyi kendi başıma kitaplardan, uyarlama yaparak ve deneme- yanılma yöntemiyle öğrendim. Ayrıca bir yıl boyunca Jazz pianist/bestecisi Alvaro Is Rojas ile çalıştım, ufkumu açan bir deneyimdi. Bana jazz teorisi ve doğaçlama üzerine birçok şey öğretti, ama öğrettiği en önemli şey çaldığım parçayla aramda her zaman duygusal bir bağ kurmaya çalışmam aksi taktirde çalmamın hiç bir anlamı olmayacağı oldu. 80 sonları 90 başlarında fazlaca zamanın shred gitaristlerini dinledim, Marty Friedman, Yngwie Malmsteen, Jason Becker, Greg Howe, Tony MacAlpine, hepsi benim shred tekniğime odaklanmamı sağladı. Sonra Alan Holdsworth'ü duydum ve benim favori gitaristim oldu. O diğer gitaristlerin çok ötesinde biri ve eğer gitarın bir tanrısı varsa kesinlikle o olmalı! C.O: Genellikle uyguladığın bir çalışma yöntemin var mı? Sende bu vurucu teknik ve duyguyu geliştiren şey ne? P.N.: Artık yok. Gençken günde 8-12 saat arası çalışırdım ama bu günlerde çok tembelim hehe. C.O.: Jonas ve sen şarkılarda kimin solo kimin ritim çalacağına nasıl karar verdiniz? İkinizde farklı tarzlara sahipsiniz. Hanginizin çalışının şarkıya daha iyi uyacağına ya da daha etkili olacağı hakkında düşünüyor musunuz yoksa işleri oluruna mı bırakıyorsunuz? P.N.:Aslında grupta iki lead gitarist olması fikrini seviyoruz, özellikle de ayrı tarzlara sahipken. Soloları kaydedinceye kadar kimin nerede çalacağına karar vermiyoruz sonrası genelde şöyle oluyor: "tamam ilk soloyu ben çalmak istiyorum akor düzenini sevdim, senin için 2. soloyu çalmanın sakıncası var mı?", sonra da kaydımızı yapıyoruz. C.O.: Beste yapmaya ve söz yazmaya nasıl yaklaşıyorsunuz? Grup bir araya gelip yazmaya mı başlıyor yoksa herkes kendi kısmını mı yapıyor? Süreci -özellikle senin sürecini- anlatabilir misin? P.N.: Jones ve ben bütün müziği yapıyoruz. Genelde davul partisyonu, bir gitar riffi ya da akor düzeniyle başlıyorum sonra da buralardan yola çıkarak şarkıyı yapıyoruz. Sonra bilgisayar programında hazırlanan davul ve klavyelerle birlikte bir demo kayıt yapıyoruz. Jones da hemen hemen aynı şekilde çalışıyor. Sonra Jones ile biraraya gelip vokal melodilerini ve parçanın aranjmanını ayarlıyoruz, ben genelde melodi kısmında daha fazla uğraşıyorum ve Jonas'da aranjman kısmıyla. Vokalleri de saçma sapan kelimelerle kaydettikten sonra bütün sözleri yazan Henrik'e gönderiyoruz. Kenneth, Roberth ve Lars hiç birşey yapmıyorlar ama bazen kendi bölümleriyle ilgili genellikle yaratıcı fikirler üretiyorlar. C.O: Mükemmel gitar tonunda aradığın şey nedir?
P.N.: Çalınabilirlik her zaman iyidir. Özensiz bir gitarist olduğumu düşünmüyorum ama kucuk hatalari kapatan bir tona sahip olmak her zaman yardimci olabilir. Gitar tonumu kelimeler ile anlatmaya calisirsam, solo tonumun yumusak ve akici, ritim tonumun ise daha tiz ve acik olarak tariff edebilirim. Biraz stereo delay ve hersey kusurusuz. C.O.: Hiç yeni vokallerinize uyum sağlamak adına tarzınızda büyük değişiklikler yaptınız mı? Bu sefer vokal aranjmanları için sınırları zorluyormuşsunuz gibi geliyor mu? P.N.: Herşey her zaman nasıl yapıyorsak aynı şekilde yapıyoruz. Vokal aranjmanları yazmak kolaydı sanırım, sadece nasıl bir söyleme tarzının üzerinde çalıştığımız parçaya daha uygun olacağını tahmin ettik. Çoğu zaman hhangi yolu takip etmemiz gerektiği açıkça ortada oluyordu. Katmanlar ve armonilerde en iyinin de üzerinde birşeyler yapmamız gerektiğini düşündüğümüz bazı zamanlar oldu ve eminiz ki bu sefer vokal aranjmanlarıyla da sınırları zorladık, ama şarkılar için en önemli şey akıcı olmalarıydı, ve melodilerin olabildiğince harika olması. C.O.: Gitar çalanlar için her hangi bir önerin var mı? P.N.: Bence en önemli şey kulağınızı geliştirmeniz. Bana göre eğer ben bütün bir gamı/modu algılayamazsam kulağımla, o gamı layıkıyla kullanamam. Ayrıca, herşey neden gitar çaldığınızı bilmenizle ve hedeflerinizi belirlemenizle ilgili. Eğer tüm kalbinizle yaparsanız, başarırsınız. Ayrıca metronom kullanmaktan bir zarar gelmez! Çeviren : Buket Umsu |

Yngwie Malmsteen ve Soilwork gibi usta isimleri cikaran Isvec ten ;melodik death metal e yeni bir soluk getiren Scar Symetry nin gitaristi: Per Nilsson tarzinda ustun teknik ve armonik zenginlik tasiyan fikirlerin muthis kombinasyonunu barindiriyor.
C.O.:Çalış tarzında çokça ,tension akorlar, akor değişimleri ve ilginç armoniler duyuyorum. Resmi olarak müzik eğitimi aldın mı? Kendi tarzını geliştirmende sana ne yardımcı oldu? Tarzında bazı etkileşimler seziyorum : Holdsworth'ün ve biraz da Jazz müziğinin etkisi var sanki...
C.O: Mükemmel gitar tonunda aradığın şey nedir?